Üç Küçük Domuzcuk masalı, çalışkan olmanın ve bir işi sağlam yapmanın önemini anlatan en temel çocuk hikayelerinden biridir. Özellikle 3 yaş masalları arasında popüler olan bu versiyon, basit ve tekrarlı diliyle küçük çocukların kolayca takip etmesi için hazırlanmıştır.
Saman, Çalı ve Tuğladan Evler
Bir varmış, bir yokmuş. Üç tane küçük, sevimli domuzcuk varmış. Bu domuzcuklar artık büyümüşler ve anneleri onlara kendi evlerini yapmaları gerektiğini söylemiş.
Birinci küçük domuzcuk, çok tembelmiş ve oyun oynamayı çok severmiş. Hiç uğraşmak istememiş. “Ben evimi samandan yapacağım,” demiş. “Hemencecik biter, sonra da bütün gün oyun oynarım.” Ve evini çabucak sarı samanlardan yapmış.
İkinci küçük domuzcuk, biraz daha çalışkanmış ama o da kolayı seçmiş. “Ben evimi çalı çırpıdan yapacağım,” demiş. “Saman evden daha sağlam olur, hem de çok uzun sürmez.” Ve evini ormandan topladığı dallardan, çalı çırpıdan yapmış.
Üçüncü küçük domuzcuk ise çok akıllı ve çalışkanmış. Kardeşlerine, “Ben evimi sağlam tuğlalardan yapacağım,” demiş. “Uzun sürer ve yorucu olur ama en sağlamı bu olur. Böylece kötü kalpli kurttan güvende olurum.” Ve günlerce uğraşıp, evini kırmızı, sağlam tuğlalardan örmüş.
Bir gün, ormanda yaşayan kötü kalpli kurt, domuzcukları görmüş. Karnı da çok açmış ve kendi kendine “Ne lezzetli bir ziyafet!” diye düşünmüş.
Önce birinci domuzcuğun saman evine gitmiş. Kapıyı çalmış. “Tık, tık, tık.”
“Kim o?” demiş domuzcuk içeriden titreyerek.
“Benim, kurt! Aç şu kapıyı da seni yiyeyim!”
“Açmam! Asla açmam!” demiş domuzcuk.
Kurt gülmüş, “Öyle mi?” demiş. “O zaman üflerim, püflerim, evini başına yıkarım!”
Ve kurt derin bir nefes alıp “HUUUU!” diye üflemiş. Saman ev yıkılıvermiş. Küçük domuzcuk, can havliyle ikinci kardeşinin çalıdan evine koşmuş.
Kurt, bu kez çalıdan evin önüne gelmiş. Kapıyı çalmış. “Tık, tık, tık.”
İçeriden iki domuzcuk seslenmiş: “Kim o?”
“Benim, kurt! Açın şu kapıyı da ikinizi de yiyeyim!”
“Açmayız! GİT BURADAN!” demişler.
Kurt, “Öyle mi?” demiş. “O zaman üflerim, püflerim, evinizi başınıza yıkarım!”
Ve kurt “HUUUU!” diye daha güçlü üflemiş. Çalıdan ev de yıkılıvermiş. İki küçük domuzcuk, can havliyle üçüncü kardeşlerinin tuğladan evine koşmuşlar.
Kurt, artık çok sinirlenmiş bir halde tuğladan evin önüne gelmiş. Kapıyı çalmış. “Tık, tık, tık.”
Üç domuzcuk içeriden bağırmış: “Kim o?”
“Benim, kurt! Açın şu kapıyı da üçünüzü de yiyeyim!”
“Açmayız! Bu ev çok sağlam, bizi yakalayamazsın!” demişler.
Kurt, “Öyle mi?” demiş. “O zaman üflerim, püflerim, evinizi başınıza yıkarım!”
Kurt üflemiş, püflemiş… üflemiş, püflemiş… ama tuğla ev yerinden bile oynamamış.
Kurt çok yorulmuş ama pes etmemiş. “Hımm, bacadan gireyim de hepsini yakalayayım,” diye dşünmüş. Çatıya tırmanıp bacadan aşağı kaymaya başlamış.
Ama akıllı üçüncü domuzcuk, kurdun hilesini tahmin etmiş. Hemen şömineye kocaman bir kazan dolusu su koyup altını yakmış. Kurt, bacadan indiği gibi, kaynar suyun içine “Cumburlop!” diye düşmüş. Canı yanan kurt, acıyla bacadan fırladığı gibi bir daha geri dönmemek üzere kaçıp gitmiş.
Üç küçük domuzcuk, o günden sonra hep birlikte, güvenli ve sağlam tuğla evde mutlu mesut yaşamışlar. Ve tembel iki domuzcuk, bir işi yaparken kolaya kaçmak yerine, doğru ve sağlam yapmanın ne kadar önemli olduğunu öğrenmişler.
Masalın Ana Fikri
Üç Küçük Domuzcuk masalı, çalışkanlığın, sabrın ve bir işi doğru yapmanın önemini anlatır. Kolay ve hızlı çözümler başta çekici gelse de, zor zamanlarda bizi koruyan şey, emek vererek yaptığımız sağlam işlerdir.
Sıkça Sorulan Sorular
Domuzcuklar evlerini neden yapar?
Artık büyüdükleri için annelerinin yanından ayrılıp kendi başlarına yaşamak için ev yaparlar.
Hangi domuzcuğun evi yıkılmaz?
En çalışkan olan üçüncü domuzcuğun tuğladan yaptığı ev, kurdun üflemesine karşı dayanıklı olduğu için yıkılmaz.
Kurt domuzcukları nasıl yakalamaya çalışır?
Önce evlerini üfleyerek yıkmaya çalışır, başaramayınca da tuğla evin bacasından girmeyi dener.
