Aslan ile Fare masalı, en bilinen Ezop masallarından biridir. Büyüklüğün ve gücün her şey olmadığını, en küçük bir yardımın bile ne kadar değerli olabileceğini anlatan bu hikaye, “kimseyi küçümseme” temasını işleyen en güzel fabl örnekleri arasında yer alır.
Güçlü Aslan ve Küçük Farenin Hikayesi
Günün en sıcak saatlerinde, ormanlar kralı heybetli aslan, avlandıktan sonra yorulmuş, görkemli bir ağacın serin gölgesinde mışıl mışıl uyuyordu. Ormandaki tüm hayvanlar, kralın uykusunu bölmemek için sessizce hareket ediyordu. Ancak minik bir tarla faresi, aceleyle yuvasına yetişmeye çalışırken, farkında olmadan uyuyan aslanın yelesinin üzerinden koşturmaya başladı.
Aslan, burnunun ucundaki gıdıklanmayla öfkeyle uyandı ve o minik fareyi dev pençesinin altına alarak yakalayıverdi. Farenin kalbi korkudan göğüs kafesinde sıkışmıştı. Aslan, onu tek lokmada yutmaya hazırlanıyordu.
Fare, korkudan tir tir titreyerek, “Lütfen, yüce ormanlar kralı,” diye yalvardı. “Beni bağışlayın. Sizi rahatsız etmek, uykunuzu bölmek istememiştim. Sadece bir anlık dikkatsizlikti. Eğer hayatımı bağışlarsanız, bu yüce gönüllülüğünüzü asla unutmam. Kim bilir, belki bir gün ben de size bir iyilik yaparım.”
Aslan, farenin bu sözlerini duyunca gür bir kahkaha attı. “Sen mi? Benim gibi güçlü bir krala sen küçücük halinle nasıl yardım edebilirsin ki?” dedi. Ama farenin bu cesur ve umut dolu sözleri aslanı eğlendirmişti. O gün keyfi yerindeydi ve onu serbest bırakmaya karar verdi. “Hadi git bakalım, şanslı günündesin. Bir daha gözüme görünme,” dedi.
Minik fare, canını bağışladığı için aslana defalarca teşekkür ederek hızla oradan uzaklaştı.
Aradan haftalar geçti. Bir gün aslan, ormanda dolaşırken avcıların kurduğu bir tuzağa yakalandı. Kalın iplerden yapılmış sağlam bir ağın içinde çaresizce çırpınıyordu. Ne kadar uğraşsa da o sağlam ipleri koparamıyordu. Öfkeli ve çaresiz kükremesi bütün ormanı inletiyordu.
O sırada oradan geçmekte olan minik fare, aslanın yardım isteyen kükremesini duydu. Sesin geldiği yöne koştu ve ormanlar kralını o acınası halde, tuzağın içinde gördü. Hiç vakit kaybetmeden, “Merak etmeyin kralım, sizi buradan kurtaracağım,” dedi ve sivri dişleriyle ağın en kalın ipini kemirmeye başladı.
Saatlerce uğraştı, didindi. Küçük dişleri yoruldu ama pes etmedi. Sonunda iplerden birini kopardı. Ardından diğerini, sonra bir diğerini… Sonunda aslanın içinden geçebileceği kadar büyük bir delik açmayı başardı. Aslan, tuzaktan kurtulmuştu.
Özgürlüğüne kavuşan aslan, minik fareye döndü ve mahcup bir şekilde, “Sana güldüğüm ve seni küçümsediğim için beni affet,” dedi. “Senin gibi küçük bir dostun bile, ormanlar kralının hayatını kurtarabileceğini bana en iyi şekilde öğrettin. İyiliğin ve dostluğun büyüklüğü, bedenin büyüklüğünden çok daha önemlidir.”
O günden sonra aslan ve fare, ormanın en iyi iki dostu oldular. Ve aslan, bir daha hiç kimseyi dış görünüşüne bakarak küçümsemedi.
Masalın Ana Fikri
Aslan ile Fare masalı, kimsenin yaptığı iyiliğin veya kendisinin küçük görülmemesi gerektiğini anlatır. En güçlü olanın bile bir gün en zayıf görünene muhtaç olabileceğini ve yapılan iyiliklerin asla boşa gitmeyeceğini öğretir.
Sıkça Sorulan Sorular
Aslan ile Fare masalı kimin eseri?
Bu masal, Antik Yunan fabl yazarı Ezop’a (Aesop) atfedilen en ünlü hikayelerden biridir.
Aslan fareyi neden serbest bırakır?
Aslan, farenin ‘bir gün sana yardım ederim’ demesine güler ve onu küçümsese de o anki keyfi yerinde olduğu için canını bağışlar.
Fare aslanı nasıl kurtarır?
Avcıların ağına yakalanan aslanı, keskin dişleriyle ağın iplerini kemirerek kurtarır.
Bu hikaye gibi daha fazla fabl okumak isterseniz, en sevilen fabl örnekleri yazımıza göz atabilirsiniz. Ayrıca diğer hayvan masalları da ilginizi çekebilir.
